Genel Kültür / Sanat

Kadın Olmak…

Sizce kadın denilince akla ilk kimin gelmesi gerekiyor, Adem’in Havva’sı olabilir mi? Biz Havva’yı nasıl biliriz? Adem’in cennetten kovulmasına sebep olan kadın olarak mı? İşte bu düşünce size kadınları suçlamak için dayattırılmış yanlış bir bilgidir. Günahı kadının üstüne tek başına yüklemek, erkekleri pirüpak ilan etmek için taraflı bakış açısıdır.

            Kadını anlamadan, doğru yere koyup tanımlamadan ‘Dünya Kadınlar Günü’ ilan edilmesi de belki biz kadınlara yapılmış diğer büyük hakarettir. 

            8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış her yıl kutlanan uluslararası bir gündür. Siyasi, ekonomik, sosyal hayat başarıları çeşitli etkinlikler ile kutlanıyor. Tarihçesine bakarsak Danimarka’nın Kopenhag kentinde 26-27 Ağustos 1910 tarihinde toplanan 2. Enternasyonal’e bağlı Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Almanya Sosyal Demokrat Partisi delegeleri Clara Zetkin, Kate Duncker ve arkadaşları bundan böyle her yıl bir “Kadınlar Günü” düzenlenmesi önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

            Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında, iki komünist kız kardeş Rahime Selimova ve Cemile Nuşirvanova’nın girişimi ile gerçekleştirildi. Bu tarihten sonra yıllar boyunca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamalarına izin verilmedi. 1975 yılında “Birleşmiş Milletler Kadın On Yılı” ilan edildi. Türkiye de bu kapsamda yer aldığı için 1975 yılında Türkiye’de “Kadın Yılı Kongresi” gerçekleştirildi.

            2014 yılında İstanbul Valiliği tarafından Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi’nin yürüyüş ve miting yapılabilecek yerler listesinden çıkarılmasından sonra 8 Mart günü İstiklal Caddesi’nde Feminist Gece Yürüyüşü yapılmaya birkaç yıl devam edildiyse de 2019 yılında polis İstiklal Caddesi’nde toplanan binlerce kişinin yürüyüş yapmasını engelledi. Önceki yıllarda olduğu gibi yürüyüş yapmakta ısrar eden kalabalık polis müdahalesi ile dağıtıldı.

 Tabii ki bunların hepsi kadınlar için basit kronolojik sıralamalar ve olaylar. Her kadın kendi şahsına münhasır çok özel olarak yaratılmıştır. Fiziksel olarak narin görünen ama çok güçlü ruha sahip en özel yaratılandır. Fiziksel olarak narin desek de dünyaya bir canlı getirebilecek kadar kocaman yüreğe ve sabıra sahiptir. 

Maalesef son yıllarda kadına şiddet haberleri çokça arttı, her biri içimizi yakıyor. Yasalar yönünden ağır bir yaptırım uygulanmadığından her geçen gün şiddet biçimleri daha da vahşileşti.

Kadınlar gününü kutlamak için önce bazı isimlerimizi saygı, sevgi ve minnet ile anmamız gerekecek; Makbule Hanım, Sabiha Gökçen, Safiye Ali, Afife Jale, Süreyya Ağaoğlu…

Ve son yıllarda içimizi yakan cinayete kurban giden o kadınlarımızdan bazıları; Özgecan Aslan , Pınar Gültekin, Şule Çet, Aylin Sözer, Selda Taş…

Neşet Ertaş kadını çok güzel özetlemiş: “Kadın insandır, biz insanoğluyuz.”